Onun ceviz aşkı sınır tanımıyor

Muğla'nın Menteşe ilçesine bağlı İkizce Mahallesi'nde çiftçilikle uğraşan Süleyman Korkut (59), 10 yıldır ceviz üreticiliği yapıyor. 65 dönümlük arazisinde 900 civarında ceviz ağacına bakan Korkut, pastane ve kuruyemiş gibi birçok sektöre hizmet veriyor. Korkut, çocukluğundan beri çiftçilikle uğraştığını söyleyerek, 'İçimde cevizle ilgili bir heyecan var. Bu işi çok severek yapıyorum' dedi. 

PAYLAŞ

Sinan Boyacı

Türkiye’nin ceviz üretiminde önemli konumda yer alan Muğla’nın İkizce Mahallesinde bulunan ceviz üreticisi 59 yaşındaki Süleyman Korkut, 10 yıldır ceviz üreticiliği yapıyor. Küçüklüğünden beri çiftçilikle uğraştığı için her zaman içinde bir heyecan olduğunu söyleyen Korkut,  600 ağaçla başladığı ceviz üreticiliğine 900 ağaçla devam ettiğini söyledi. 

Aslen Ortacalı olduğunu söyleyen Korkut, Ortaca’da tarlaların pahalı olduğunu, bu yüzden İkizce’den tarla olarak ceviz işine başladığını anlatan Süleyman Korkut, “Ben aslen Ortaca’lıyım. Alaylı bir çiftçiyim. Bu işi sevmemin, yapmamın sebebi çiftçi çocuğu olmam.  Bizim orada tarlalar pahalıydı. Burada ucuz olduğunu söylediler. Geldik, uygun bulduk ve buradan tarla aldık. 3 yıl boş durdu. Bende duran yatırımları sevmem. İki ortaktık. Ortağıma 'ya sen al, ya ben alayım' dedim. Bende almaya karar verdim. 2007 yılında aldım. 2010 yılında dikim yaptım. O günden beri içimde bir heyecan var cevizle ilgili. Yoksa her gün 1 saat yola sevinçle çıkmazdım. Narenciye işimde var ama cevizi daha çok seviyorum. 65 dönümlük bir arazim var, 900 civarında ağacım var. Gerek olduğunda İl Tarım Müdürlüğü'nden, İlçe Tarım Müdürlüğü'nden yardım alıyoruz. İlk dikimde 600 ağaçla başladık, 3 yıl sonra 300 kadar daha ağaç ekledik. Ben türünü tutturmaya önem verdim. Yerli türlerle bu iş olmuyor. Dikecek olan kişilere bildiğim kadarıyla yardımcı olmaya çalışıyorum” dedi. 

“KASAYA DEĞİL ÇUVALA GİREN BİR ÜRÜN”

Depolama alanı kolay olduğu için cevizi tercih ettiğini söyleyen Süleyman Korkut, “Cevizi tercih etme sebeplerimden biri de depolama avantajı. Yani topladıktan sonra satımını bekletebilme şansımız oluyor. Ceviz kasaya değil çuvala giren bir ürün olduğu için tercih ettim. Portakal, kiraz, domates böyle değil. Topladıktan sonra hemen satılması gerek. Birçok sektöre hizmet ediyoruz. Özellikle pastane ve kuruyemiş sektörü cevize ağırlık veriyor” dedi. 

“EMEK VERMEK GEREKİYOR”

Emek vererek kaliteli iş yaptıklarına dikkat çeken Korkut, “Cevizin içi ne kadar beyaz olursa kalite o kadar yükselir. 10-15 Ekim tarihleri arasında hasat zamanı olur. Başta dikerken emek vermek gerekiyor. Toprak analizleri yapılması gerekiyor. Dikilecek alanda toprak karıştırılmalı, üstteki ölü toprak alta atılmalı; alttaki verimli toprak üste çıkarılmalı. Kurutmamız sorun oluyor. Bazı yıllar 15 Ekim'den sonra yağmur çok oluyor bu durumda kurutmamıza engel oluyor. Hızlı kurutursak acı oluyor, içi kararıyor. Kaliteyi düşürmeden halkımıza sağlıklı besin sağlamak amacı ile kurutma tesisimiz oluyor. Yaşım ilerlememiş olsaydı daha farklı bir satış alanına girecektim. Ceviz reçeli sektörü var ve kazançları biraz fazla. Reçelin kilosu 25 TL. Biz burada 20 kişi ile çalışıyoruz ve 15 günde topluyoruz. Pandemi sürecinde hem üreticimiz kazandı bir nevi gıda olduğu için her zaman satış ve alış imkanı oldu” şeklinde konuştu.
 

  • Etiketler
HABERİ PAYLAŞ:
BUNLARA DA BAKIN