YAŞANMIŞ BİR 28 ŞUBAT ANISI

PAYLAŞ

İyi günler değerli okuyucular. Üniversite Sınavları bitmiş, tercihler yapılmış. Sıra Üniversitelere kayıt aşamasına gelmiş olduğumuz bu günlerde yazılı ve görsel basında çıkan ÜNİVERSİTELERİN ŞEHİRLERİN OTOGARLARINDA KURDUĞU TANITIM STANDLARI ve ÜNİVERSİTE REKTÖRLERİNİN ORGANİZASYONUNDA “ÜNİVERSİTEMİZE HOŞGELDİNİZ” PANKARTLARININ BULUNDUĞU KAYIT STANDLARI haberlerini okudukça içim sızlıyor ve gözlerim doluyor.
19 sene önce yaşadığım acı bir tecrübe aklıma geliyor ve bugünlere binlerce kez şükür ediyorum.
 Kızım, 1997 yılında girmiş olduğu Lise sınavlarında 1.tercihine “ANADOLU İLETİŞİM MESLEK LİSESİ” ni yazmıştı ve nasip oldu kazandı. Çok mutlu olmuştu. Zira o tarihteki uygulamaya göre, alan tercihini teşvik etmek amacıyla, Üniversite sınavında Mesleki bir Fakülte tercihi yapan öğrencilere, Klasik Liseden gelen öğrencilere göre ek puan avantajı veriliyordu.
1997-1998 Eğitim ve Öğretim yılında hazırlık sınıfında okurken, yani okula başladığı tarihten yaklaşık 5,5 ay sonra, ETKİSİ 1000 yıl süreceği iddia edilen(!) “28 ŞUBAT POSTMODERN” darbesi yapıldı.
Darbenin Ülkemiz üzerine kâbus gibi çöktüğü ve her şeyi altüst ettiği o tarihlerde sözde, birçok “DEMOKRATİK(!)” tedbirler alındı.
Bunlardan en önemlisi olan ve birçok GENCİMİZİN hayatını karartan uygulama “ÜNİVERSİTE SINAVLARINDA UYGULANAN EK PUAN AVANTAJININ” kaldırılıp, Meslek Lisesi mezunlarının önünü kesmek amacıyla getirilen “KATSAYI UYGULAMASI” kararıydı.
Ayrıca bu haksız YÖK Kararına göre, katsayı uygulamasından etkilenmemek için Klasik Liselere geçmek isteyen öğrencilere izin verilmemişti. Öğrenciler ve Veliler olarak çaresizlik içerisinde kıvranıyor ve hakkımızı Mahkeme Salonlarında arıyorduk. Ama hepsinden de elimiz boş dönüyorduk.
Kızım, 2001 yılında girmiş olduğu Üniversite Sınavı neticesinde, İLETİŞİM FAKÜLTESİNE son sırada giren öğrenciden 10 puan daha fazla almış olmasına rağmen 4 yıllık bir okul tercihi yapamadı.
Konuyu görüşmek üzere, Cumhurbaşkanlığı kontenjanından YÖK Üyeliğine atanmış olan bir hemşerimden randevu alarak ziyaretine gittim. Uzun uzun sohbetten sonra söylediği bir cümle beni çok şaşırttı ve Hemşerimin (Dipçiklerin etkisiyle) düşmüş olduğu çaresiz durumu gördüm.
Hemşerim, bana; “...Türkiye’de Eğitim veren ANADOLU İLETİŞİM MESLEK LİSELERİNDE uygulanan müfredat ile İLETİŞİM FAKÜLTELERİNDE uygulanan müfredat birbirine uymuyor. Bu nedenle Meslek Lisesi mezunları ancak 2 yıllık Ön Lisans Bölümlerine tercih yapabilirler” dedi. Dayanamadım ve “…Katsayı Uygulaması kararından 5,5 ay önce Meslek Lisesi mezunlarına, alan tercihi yaptıklarında ek puan veriliyordu. 5,5 ayda ne değişti de müfredat uyuşmazlığı oluştu.” diye sordum, ancak tabii ki cevap yoktu.
Hemşerim adına çok üzülmüş ve düştüğü duruma acımıştım. Zira bundan birkaç yıl önce Başbakanlık Müsteşar Yardımcılığı görevinde bile bulunmuş birinin makam ve mevkii uğruna, böyle bir cümle sarf etmesi en hafif tabiriyle ACİZ duruma düştüğünün bir ispatıydı.
Ben hızımı alamadım ve müfredat uyuşmazlığının sebebini de kendi üslubumla dile getirmiştim
“Haklısınız Değerli Hemşerim. Meslek Lisesinin müfredatını GEORGE BUSH, İletişim Fakültesinin müfredatını MİHAİL GORBAÇOV hazırladığı için uyuşmazlık meydana gelmiştir.” dedim.
O an filmin koptuğu andı. Hemşerim, cevap bulamamanın ezikliğiyle çok sinirlenmişti. Ben ise vedalaşmadan odasından ayrılmıştım.

▪️HENÜZ EKONOMİK ÖZGÜRLÜĞÜ BİLE OLMAYAN, AİLE BÜYÜĞÜNDEN GELECEK HARÇLIĞA YA DA KYK KREDİSİNE MUHTAÇ GENÇLİĞİMİZ,
▪️GÖREVİ SADECE DERS ÇALIŞMAK OLDUĞU HALDE, ONU BİLE BECEREMEYİP YAZ OKULUNA KALAN HATTA SENE KAYBINA UĞRAYAN GENÇLİĞİMİZ,
▪️ELİNDE BEŞ-ALTI BİN LİRALIK TELEFONLA SOSYAL MEDYA KLAVYEŞÖRLÜĞÜ YAPAN GENÇLİĞİMİZ,
LÜTFEN AKLINIZI BAŞINIZA TOPLAYINIZ.
ÇÜNKÜ BAŞKA TÜRKİYE YOK.
Selam ve Muhabbetlerimle.
 

  • Etiketler
HABERİ PAYLAŞ:
BUNLARA DA BAKIN