Toplumsal Refahta Sivil Toplum Kuruluşları'nın Rolü


Bir ülkenin, bir toplumun gelişmişlik düzeyinin anlaşılmasındaki en önemli kıstaslardan biridir STK (Sivil Toplum Kuruluşları).

STK'lar ülkenin gelişmişlik seviyesi, toplumsal refah ve toplumsal barışında da söz sahibidir.

STK'lar kamu kurumlarından bağımsız olarak üyelerinin gönüllülük esasına göre çalıştığı ve kar amacı gütmediği sosyal örgütlerdir. STK'ların en can alıcı özelliği ise dayanışma ve iş birliğini ön görmesidir. Aynı zamanda çok ciddi kamuoyu oluşturarak siyasi irade üzerinde de baskı kurma gücünü elinde bulundurmasıdır. Hal böyle olunca da toplumun karşılaştığı her türlü problemin çözümünde etkin rol oynar.

İçinde bulunduğumuz ekonomik ve sosyolojik çalkantıları göz önüne aldığımızda STK'lara ne kadar ihtiyacımız olduğu açıktır.

Buraya kadar özetlediğimiz STK'ların amaç ve görevlerine bakınca STK'lar yüzde yüz güvenebileceğimiz kurumlar mıdır?

İnsan unsurunun olduğu her yapılaşmada güven veya güvensizlikten hep söz edilmiştir. Bir kasa elmada çok kalitelilerinin yanında elbette çürükler de olacaktır.

Örneğin bir STK'nın başkanlığını yapan zat-ı muhterem, siyasi kişiliklerle yaptığı bir iki sohbet sonrası kendini hızla siyaset arenasına atma arzusuyla çalışmalarına başlayabilmekte, bunun için de her yolu mübah sayabilmektedir. Ancak bu demek değildir ki STK'lara olan güvenimiz sarsıldı. Elbette hayır. Ama bu durum kafamızda soru işaretleri oluşturdu.

STK'lar köleliğin kaldırılmasında, kadın haklarına, yoksulluktan eğitime kadar toplumun her kilometre taşında iyileştirici, birleştirici, geliştirici etkiye sahip olmuştur. Hal böye olunca, STK'ları bir kişinin veya bir grubun çıkarına kullanılmak istenmesi hoş görülemez. Zaten bu tür çıkar peşinde olanlar da silinip gitmektedir.

Demokrasiden bahsediyorsak eğer STK'ların siyasi iradeyi etkilemedeki gücü yatsınamaz. Daha iyi bir toplum oluşturmak için fikirlerin birleştirilip aynı fikirdeki insanların bir araya gelmesi şart. Aksi halde ekonominin gerektirdği kapitalizm çarkına kendimizi kaptırmamız kaçınılmazdır.

Son günlerde asgari ücretle ilgili çalışmalar devam ediyor. Yaklaşık sekiz milyon asgari ücretli pür dikkat çıkacak sonucu bekliyor. Ailelerini de düşünürsek buradan çıkacak sonuç milyonlarca kişinin hayatını etkileyecek. Peki konuyla ilgili olan STK'lar adil bir rakamın çıkması hakkında yeterli çalışma yapıp, siyasi iradeyi etkileyecek olan toplumsal baskı konusunda ne kadar başarılı?

Benzer bir tavrı çalışanlara verilecek olan zam görüşmelerinde bakan ve STK temsilcisinin konuşmalarına da şahit olduk ve eyvah dedik.

Ülke olarak toplumsal refahın ilk adımı STK'lardan geçiyor. STK'lar da aynı fikirdeki ortak çıkar çevresinde toplanan bireylerden oluşuyor. O zaman öncelikli olarak bireyler duyarlı olacak. Evet eğitim şart ama iyi niyetle şart. Tek kişilik refah, tek kişilik mutluluk olmuyor.

Daha iyi bir toplum oluşturmak için bir araya gelme zamanı. Başarı için bireysel değil, takım çalışması gerekiyor. Aksi halde mutsuz ve fakir bir dünyaya doğru gidiyoruz. "Bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine" Yaşamak için kendimizi ifade edebileceğimiz çözüm alanlarına kavuşmamız dileğiyle.

Sevgiyle...

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
03Haz

İthalatı Bırak Üretime Bak

27May

Kanayan Yaramız; İşsizlik…

20May

Eşit Doğuyoruz Ama…

06May

Sadeleştik

29Nis

Bizi Tarım Kurtaracak

saniye sonra kapatılacak. REKLAMI GEÇ