Koronavirüs'ün Bizden Aldıkları, Bize Verdikleri


Tüm dünyayı etkisi altına alan Koronavirüs salgını sağlıktan ekonomiye, siyasetten sosyal hayata kadar çok farklı alanlarda etkisini göstermeye devam ediyor. Bugün insanlık yalnızca koronavirüs yüzünden değil insanların birbirine güvensizliği yüzünden de oldukça sert bir kriz dönemi yaşıyor.
İnsanların, insanlığa topla tüfekle bombayla yapamadığını bir virüs geldi ve yaptı. Çünkü bombaya karşı bomba atan insan, Koronavirüs'üne karşı ne yapacağını bilemez halde. Tam olarak insan ve Koronavirüs arasında bir savaş çıktı ve bu savaşın sonucu nasıl olacak yada bu savaş ne kadar sürecek bilen yok. Her şey muallakta… 
Yuval Noah Harari, 15 Mart'ta Time'da "İnsanlık koronavirüse karşı lidersiz mücadele ediyor" başlıklı bir yazı yayımladı. 
Harari yazısında olayı özetlemiş;
“Pek çok insan küreselleşmeyi koronavirüs salgınının baş sorumlusu olarak görüyor. Bu yüzden de bu tip salgınlardan korunmanın tek yolunun sınırlar arasına duvarlar örmek, seyahatleri kısıtlamak ve ticareti azaltmak gibi küreselleşme karşıtı pratikler olduğunu iddia ediyorlar. Ancak her ne kadar kısa süreli karantina uygulamaları salgın hastalıkların yayılma hızını azaltmak adına ilk aşamada etkili olsa da uzun süreli izolasyon ise enfeksiyon hastalıklarına hiçbir somut çözüm önermiyor. Hatta büyük bir ekonomik çöküşe neden oluyor. Esas çözüm izolasyon değil işbirliğidir. Böylesi kriz anlarında, esas mücadele insanlığın içinde gerçekleşir. Eğer salgın, insanlar arasında büyük güvensizliklere yol açarsa virüs en büyük zaferini ilan etmiş olur. İnsanlar kavga ederse virüsün etkisi ikiye katlanır. Ancak eğer bu salgın daha derin bir küresel işbirliğine yol açarsa, bu yalnızca koronavirüse karşı değil, aynı zamanda gelecekteki bütün hastalıklara karşı kazanılacak bir zafer olur.”
***Adil Bir Virüs

Dünyayı kasıp kavuran Koronavirüs aslında adil bir virüs. Zengin-fakir, aç-tok, yönetici-yönetilen ayrımı yapmıyor. 
***Esnaf Koronavirüs İnzivasına Çekildi
Koronavirüs tedbirleri kapsamında alınan kararlar sonrası çoğu esnaf kepenk kapatmak zorunda kaldı. Berberinden tut, lokantasına kadar. Dükkanını kapatıp evinde Koronavirüs inzivasına çekilen esnafın bir elinde dükkan kirası, personel maaşı, borçları dururken bir elinde de kolonya, maske ve cep telefonu duruyor. En kısa zamanda bu belada atlatılır demekten başka ne çaremiz yok…
***Sosyo-ekonomik Önlemler
Devlet ve millet olarak da eli kolu bağlayıp ne olacaksa olsun da demiyoruz. Devletimiz elinden gelenin en iyisini yapıyor. Örneğin Koronavirüs tedbirleri kapsamında alınan kararlar sonrası ekonomik anlamda sıkıntıya giren esnafa müjdeli haber geldi. Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca yeni tip koronavirüse ilişkin yeni tedbirleri içeren genelge hazırlanarak 81 il valiliğine yollandı.  Belediyelerce, koronavirüs önlemleri kapsamında geçici olarak faaliyetleri durdurulan iş yerlerine bu süre boyunca kira bedeli tahakkuk ettirilmeyecek. Öte yandan Çevre ve Şehircilik Bakanlığının ayrıca "koronavirüs önlemleri" genelgesine göre belediyeler, hiçbir gerekçeyle abonelere yönelik su kesintisi uygulamayacak.
Ayrıca, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Ekonomik İstikrar Kalkanı adını verdiğimiz bir paketle, KOVİD-19 salgınının etkilerini azaltmak için toplamda 100 milyar liralık bir kaynak setini devreye alıyoruz” açıklamasını yaptı. 
***Yaşlı Avı Başladı!
Sokaklarda tabiri caizse adeta yaşlı vatandaş avı başladı. Tamam, yaşlılarımız risk grubundalar ve devletimizin 65 yaş üstü vatandaşlarımızın sokağa çıkmaları yasaklandı. Bu yasak hem yaşlıların hem de biz gençlerin sağlığı için uygulanan bir yasak.  Ama bu yasak algısı çok kötü yerlere varmak üzere. Parkta bahçede çekirdek çitleyen gençlerimiz, sokakta yaşlı bir amcayı-teyzeyi görünce hemen polisi zabıtayı arayıp ihbar ediyor. Yaşlılara, zombi muamelesi yapılmaya başlandı…!
Menteşe Kent Konseyi Başkanı Dr. Vehip Keskin'in de dediği gibi; 
“Esas sorun sürecin yaşlı düşmanlığına dönüşmesi. Halkımızın anlamadığı yaşlılar yaymıyor, yaşlılar ölüyor.”

Sokağa çıkmaması gereken insanlar sadece yaşlılar değil! Evde canı sıkılıp” amann be ya bir tur atayım çarşıda” zihniyetine sahip olan gençlerde bu sokağa çıkmamalı. Yada arabasıyla son ses müzik açıp bangır bangır ortalığı inleten beyinsizlerde sokağa çıkmamalı. Sokakta insan yok. Araba-müzik neyin havasını kime atıyorsun be hey zavallı insan…! 
***Yalan, Virüsten Hızlı Yayılıyor
Hep deriz ya, sosyal medyayı iyi kullanırsak olağanüstü bir gereç. Ya kötü kullanırsak?
Evet her zaman olduğu gibi “o tipler” yine peydah oldu. “Şu saatte şu hastaneye vaka getirildi. Ama saklıyorlar. Türkiye'de binlerce insan öldü ama saklıyorlar. Burası Çin değil, burada virüs yokmuş, hastanede çalışan baldızımın kayınçosu söyledi.”
Bunlara diyecek söz yok. Birkaç kelime sarf edip, günaha girmeye de gerek yok. Beyni olmayıp fikri olanlar hep var oldular, hep de var olacaklar…!
Ayrıca sosyal medyada yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını hakkında asılsız ve provokatif paylaşımı yapanlar gözaltına alınıyor. Bir kıvılcım, bir ormanı yakar. Klavye kahramanlığına hiç gerek yok. Hele de böyle bir dönemde.
***Koronavirüs'ün Bize Verdikleri
Koronavirüs belasının artı yönleri de olmadı değil. Adeta yeni bir çağ başlıyor. Toplantılar, eğitimler, alışverişler dijital ortamdan yapılmaya başladı. İnsanlar bireysel vücut temizliklerini nerdeyse 10 katına çıkardılar. Pazarlarda, marketlerde çoğu gıda ürünü olması gerektiği gibi poşetlere girdi.  Evdekal çağrısına uyan milyonlarca insan evinde kalarak kitap okuyor. Belediyeler sokakları yıkıyor, halk pazarlarında vatandaşlara dezenfekte sıvıları ikram ediliyor. Esnaflar işyerlerini, kurumlar binalarını dezenfekte ediyor. Maske ve eldiven kullanımı arttı. Olur olmadık sarılıp, öpüşmüyoruz. İşyerlerinde çalışan ve müşteri arasındaki temas farkı arttı. Bunlarda bardağın dolu tarafı…

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
saniye sonra kapatılacak. REKLAMI GEÇ
Sed Medya