KENDİNİ BÜYÜTME..


Bu hafta yazımı okuyanların içi kararacak belki biraz.. Belki depresyona girip kendini dağa taşa vuracak.. Ya da soluğu psikiyatristte, psikologda alacak.. Ancak, bunları okumanız biraz daha gerçeklerin bilincine varmanızı sağlayacak. Çoğunuz belki de hepsini biliyor, ancak bu gerçekler hayatınızı nasıl yaşadığınız üzerinde bir etki yaratıyor mu?.. Günlük koşturmacalarımız içinde yer verdiğimiz hedefleri, hırsları, egoları tam tavan yaptırmışken aklınıza hiç bu hayatın gelip geçici olduğu geliyor mu? Şu an sahip olduğunuz ne varsa bir gün hepsini arkanızda bırakıp gideceğinizi hiç düşünüyor musunuz? Arada bir bunu yapmanızı tavsiye ediyorum çünkü bu sayede kimseye isteseniz de zarar veremiyorsunuz, hatta bolcana da sevap kazanıp durduk yere sağa sola iyilik yapmaya başlıyorsunuz.. Kötülük yanınıza bile uğrayamıyor.. Ahanda size iki dakkada iyi insan olmanın formülünü buluvedim.. Şaka bir yana, bu anlattıklarımda gerçeklik payı olup olmadığını test etmeye ne dersiniz? Tek yapmanız gereken aşağıdaki yazıyı okumanız.. Eğer yazı sonunda kendinizde, düşünce ve fiillerinizde bir değişiklik göremezseniz o zaman bir uzmandan destek almanızı tavsiye ederim.. 
Öldükten yaklaşık 30 dakika içerisinde vücutta refleks diye bir şey kalmıyor.
Gevşeyen kaslar dolayısıyla ağız ve göz kapakları açık kalıyor. Boşaltım sistemi tamamen gevşiyor, idrar akıntısı oluşuyor.
Ölümün gerçekleşmesinden 24 saat sonra vücut çürümeye başlıyor. Solunumun durması bakteriler için işaret oluyor ve çalışmaya başlıyorlar.
İlk çürüyen organlar ise göz, beyin, mide ve bağırsaklar.
Ceset şişman ise daha çabuk çürürken, tuzlu suda boğulanlar daha geç çürüyor.
En geç çürüyen kısımlar ise kalp, mesane, böbrek .
İlk çürüyen yer olan mide ve bağırsaklarda bakteriler yoğun çalıştıkları için hızla gaz ortaya çıkıyor. Bu gaz, karın bölgesinin şişmesine sebep oluyor. Derinin üstü yanık gibi su toplarken, vücutta biriken sülfür yüzünden renk siyaha dönmeye başlıyor.
Günden güne şişen karın patlıyor ve göğüs çöküyor. Bu olay mezar üstünden duyulabilecek kadar sesli olabiliyor.
Ortalama 4 yıl sonra insan tamamen kemik haline dönüşüyor.
Güzelliğin, yakışıklılığın, zenginliğin, kibrin, malın mülkün, makamın mevkin nerede? Yeryüzünde kasıntı bir şekilde gezen, küçük dağları ben yarattım egosuna sahip olan, insanları küçücük beyniyle aşağılamaya çalışan, hayatı statü ve dünyada kazanacağı geçici başarılara odaklayan her o kibirlinin sonu budur.
Paranın satın aldığı insanların sonu budur. Mevkiye gelmek için karakterini satan, çevresini ezen, zulme uğrayan insanların üzerine basarak bir şeyler elde etmeye çalışanların sonu budur.
Güzelliğiyle, hayatı boyunca makyaj/süse adanan, cildi kurumasın diye her gün özenle kremlenip yumuşatılan bedenin sonu budur.
Hayatını fitness salonlarında ayna karşısında kaslarına bakarak geçiren, tek hedefi vücut büyütüp bununla Instagrama fotoğraf atan kişilerin de sonu budur.
Çalışın, başarılı olun, insanlığa fayda verin ama hayatı büyütmeyin. Kendinizi büyütmeyin. Zira elimizde, yaptığımız erdemlerden ve amellerden başka hiç bir şey kalmayacak..
İyi kalın.. Esen kalın..

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
12Ağs

KENDİNİ BÜYÜTME..

06Ağs

TEKNOLOJİNİN TATLI BELASI..!

29Tem

SUSMA..KONUŞ..!

22Tem
16Tem
saniye sonra kapatılacak. REKLAMI GEÇ