Şımarıklık Basitliktir


Şımarıklık son derece iticidir ve sadece basit insanlara özgü anormal davranış biçimidir. Şımarıklık, diğer adı da densizliktir. Bulundukları ortamda, tüm dikkatleri üzerine çekmek isteyen basit insanlara özgü davranış biçimidir. Şımarık insanların davranışları gibi kullandıkları üslup da basittir. Sürekli alaycı tavır takınmayı marifet sayarlar. Her zaman etrafından ilgi ve özveri bekleyen bu tarz insanlar, toplumda hiç kimseyi umursamaz görünerek ilgi çekmek için anormal davranış içerisinde bulunurlar.

Şımarıklığın en büyük nedeni, kişinin bazı özelliklerini diğer insanlardan üstün görmesidir.

***

Daha akıllı, daha eğitimli, daha mevki sahibi, daha güzel olduklarını düşünmeleri nedeniyle şımarıklığı kendilerinde hak görürler. Kendilerini mükemmel gördükleri için hiçbir şeyi beğenmezler. Beğenseler dahi bunu belli etmezler. Örneğin, arkadaşlarıyla lüks bir restorana giden şımarık insan, hayatı boyunca böyle lüks bir ortama gitmemiş bile olsa, muhakkak kusur bulur. Ya yemeklerine kusur bulur, ya manzarasını beğenmez, ya da garsonların hizmetlerinden memnun kalmaz. Üf nerden geldik buraya yemekleri hiç güzel değildi, mekan da içimi sıktı, ruhum daraldı gibi sözlerle buradan daha güzel yerlere gittiğini ima etmeye çalışır etrafındakilere.

***

Restoranın lavabosuna gitse, musluğu açıp ellerini yıkadıktan sonra, o musluğu tekrar kapatmaya tenezzül etmez, elleri kirlenmesin diye. O su boşu boşuna akar. Nasılsa gelen kapatır der düşüncesiz insan. Şımarık insanlar, yaşının olgunluğuna ulaşmamışlardır.  Kimi zaman çocuksu tavırlar takınarak, sanki masumiyet havası vermeye çalışırlar kendilerine. Şımararak samimi, içi dışı bir gibi görünmeye çalışırlar. Oysaki tamamen samimiyetten uzak, yapmacık tavırlar içindedirler. Genellikle böyle insanların çevreleri de kendileri gibi oldukları için samimiyetsizliği, şımarıklığı doğal karşılarlar.

***

Lakin kendileri gibi olmayanlar için, onlarla aynı ortamda bulunmak oldukça rahatsız edicidir. Şımarık insanlar için, herkes tarafından beğenilme arzusu vardır. İnsanın doğası gereği, kabul görmeye, beğenilmeye, motive edilmeye ihtiyacı vardır. Ancak beğenilmek, kabul görmek için şımararak anormal davranışlar içerisine girmeye gerek yoktur. İnsan ne kadar ağır olursa o kadar değerlidir, o kadar asildir. Bir söz vardır  “ağır taşı ne yel alır ne sel” diye sanırım şımarık insanların bu söz üzerine güzelce bir düşünmeleri gerekiyor. 

***

Şımarık insanların kendilerini en büyük savunması “Benim özgüvenim yüksek” olur. Aksine şımarıklık ile öz güven arasında farklı şeylerdir. Özgüven; Kendimize yönelik iyi duygular geliştirmemiz sonucu, kendimizi iyi hissetmemiz demektir. Başka bir deyişle kendimiz olmaktan memnun olmak ve bunun sonucu olarak kendimiz ve çevremizle barışık olmaktır. Özgüven, kişinin diğer insanlarla olan deneyimleri ve aktiviteleri sonucunda oluşturduğu kendi imajının yansıması olarak gelişir. Kişinin çocukluk dönemi boyunca yaşadığı deneyimler özgüvenin şekillenmesinde en önemli paya sahiptir. Büyüme sırasında elde edilen başarılar, başarısızlıklar ve ailenin, öğretmenlerin, ekip arkadaşlarının ve önem verilen etraftaki tüm kişilerin kişiye davranış şekli özgüveni şekillendirir.

***

Özgüvenimiz olmadığında işleri yapabilme yeteneğimizden emin olamayız. Gerekli beceriye ve deneyime sahip olduğumuzu bildiğimiz halde, daha önce hiç yapmadığımız bir işle karşılaştığımızda endişeleniriz. Birçok durumda, özellikle karar vermemiz, inisiyatif kullanmamız veya yeni insanları işin içine katmamız gereken durumlarda rahatsız ve huzursuz oluruz. Buna karşın, aşırı bir güven duygusu içinde davrandığımızda; sınırlarımız olduğunu kabul etmek istemeyiz, yeteneklerimiz hakkında gerçekçi olmayan düşüncelere kapılırız. Üzerimize aşırı iş yükü alırız, böylece her zaman iyi iş yapamayız. En iyiyi bizim bildiğimizi düşünürüz, önerileri göz ardı ederiz, bize yardım etmek isteyenleri de genellikle reddederiz. Böylece özgüven patlamasının sonucu genel olarak hüsranla biter. Ayrıca aşırı özgüven bizi sosyal yaşamda da yalnız bırakır çünkü her bir şeyi en bilen biz olduğumuzu düşündüğümüz ve başkalarının fikirlerini de hiçe saydığımız için zamanla yalnızlaşmaya ve dışlanmaya mahkum oluruz.

***

Şımarıklık ise; Bulundukları ortamda tüm dikkatleri üzerine çekmek isteyen insanlara özgü bir davranıştır. Bu tür insanlar sürekli bir alaycı tavır içindedirler. Daima çevresinde ilgi ve özveri beklerler. Şımarıklık, kişinin bazı ya da birçok özelliğini diğer insanlardan üstün görmesinden kaynaklanır. Bu nedenle; Özgüven ile şımarıklığın kardeş olmasına imkân yoktur. Özgüven ile şımarıklığın aynı insanda bulunmasına da imkan yoktur. Kısacası şımarıklık ile özgüven arasında ince bir zar vardır. Çocuklarımızı yetiştirirken bu ince zarın hassasiyetine önemle dikkat etmek gerekir. Özgüven azlığı kaygı ve başarısızlığı getirir. Ama özgüven patlaması da şımarıklığı ve yalnızlığa götürür. En iyisi orta seviye bir özgüvendir.

***

Sözün özü; Şımarıklık, basitliktir. Eğitim seviyesiyle, mevkiiyle, makamla, güzellikle, alakalı değildir. Olsa olsa, kendini bilmezliktir, görgüsüzlüktür. Bir insanın, sahip olduğu bazı özelliklerden dolayı şımarık davranışlarda bulunması insanı yüceltmediği gibi, basit ve gülünç duruma düşürür. Üstelik şımarık insanlar belki farkında değillerdir, etrafındaki insanlar asaletlerinden dolayı seslerini çıkarmıyorlardır lakin bu tarz insanlar oldukça rahatsız edicilerdir. Bugün insanlara tepeden bakmak kolay. Ama ya yarın? O gün geldiğinde yaratıcının önünde el pençe durması var.

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
28Oca

Emek Bilinci

21Oca

Sihirli Bir Oy

09Oca
02Oca

Hava Isınıyor!

24Ara

Kafamı Kurcalayan Sorular

saniye sonra kapatılacak. REKLAMI GEÇ
Sed Medya