Dünden Bugüne Basın Hayatı


Osmanlı Devleti’nin toprak kayıplarını Batı’dan geri kalmamıza bağlayan devlet ileri gelenleri kayıpların önüne geçmek ve bütünlüğü sağlamak için bazı çıkış yolları aramıştır. Askeri gelişmelerin tek kanatlı kuşa benzediğini gören aydınlar ise kültürel anlamda da bir gelişmeye ihtiyaç duyulduğunu savunmuşlardır. Bu bakımdan Batı’dan yeni türler ithal etmişlerdir. Gazete bu türlerin en etkililerinden birisi olarak öne çıkmıştır. Hatta Namık Kemal, en etkili tür olarak gazeteyi göstermiştir. Neden basitti: Halkı eğitmek ve bilinçlendirmek ve böylece muasır medeniyet seviyesini yakalamak. 
İlk özel gazete 1860 yılında Tercüman-ı Ahval  olarak Agah Efendi ve Şinasi tarafından yayımlanmıştır. 1862 yılında ise Şinasi bu defa tek başına Tasvir-i Efgar’ı çıkarmıştır. Roman, makale, siyasi olaylar yani yaşama dair ne varsa bu yayınlar sayesinde halk ile buluşmuştur. 
Aradan yıllar geçti ve biz Tanzimat politikasına benzer bir politika ile yine Batı’yı ileri olarak görüp ona öykünüyoruz. (İngiltere’den şeklen kopup, politika olarak ona bağlı olan Amerika’yı da Batı’dan sayarak bu genellemeyi yapıyorum.) Yıl 2020 gazete gittikçe gözden düşüyor. Bu gözden düşüşün öncelikli nedeni ise sosyal medya kullanımının yaygınlaşması. Sosyal medya ile toplum hiçbir çaba sarf etmeden güncel olaylardan haberdar olabiliyor, çıkan yayınlar hakkında bilgi sahibi olabiliyor. Ulaşamadığı kaynaklara kolayca ulaşabiliyor. Ama atlanılan bir detay var: Güvenilirlik. Gazete ile sosyal medyanın güvenilirliği eşit düzeyde değil. Sosyal medya dedikodu kazanı gibi kaynıyor, gazete ise yıllar geçse de saygınlığını koruyor. Gazetede asılsız bir haber yapıldığında bir kıyamet kopuyor, mahkemelere başvuruluyor, tekzipler yayımlatılıyor. Sosyal medyada ise bu dedikodular ertesi gün unutuluyor. Linç edilen kişi ve kurumların yerine başka kişi ve kurumlar geçiyor. 
Bilgiye siz ulaşıyorsanız ve ona ulaşırken emek sarf ediyorsanız, saf ve temiz haliyle ona ulaşabiliyorsunuz. Ama bilgi size ulaşıyorsa, toza, çamura bulanarak, badireler atlata atlara, kolunu kanadını kaybede kaydede geliyor. Gazete emek verilerek hazırlanmış bilgileri, sosyal medya ise geneli kulaktan dolma bilgileri sunuyor. 
Hülasa bugün sosyal medya ile gazeteyi karşılaştırmak çok yanlış. Sosyal medyaya verilen desteklerin birazı yerel gazetelere verilse, kültür seviyesindeki değişimi çıplak gözle görebilirsiniz. Çağı yakalamak için taklitten ziyade değer üretmek önemlidir. Yoksa sosyal medya revaçta diyerek, ezbere hareketler sizi gülünç duruma düşürebilir. Somut bir örnek olarak Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin sosyal medya hesabına bakabilirsiniz. Bir milyonluk şehirde, hesabı otuz bin kişi takip ediyor. Bu otuz bin içinden de taş çatlasın yedi yüz kişi beğeni yapıyor. Yorum ise yok denecek kadar az. Zaten yorumlara cevap dahi verilmiyor. Oysa güçlü bir basın olsa hem halk, hem yöneticiler ne güzel bir kalkınmanın içinde olur. 
Tabii böyle bir tablo isteniyorsa…

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
12Ekm

Doğa Harikası Muğla

05Ekm

Dünden Bugüne Basın Hayatı

28Eyl

Winter is Coming / Kış Geliyor

21Eyl

ÜNİVERSİTENİN KIYMETİ

14Eyl

Muasır Medeniyet Seviyesi

saniye sonra kapatılacak. REKLAMI GEÇ