Yerel müzisyenlere fırsat tanınmıyor

Muğla'nın Yatağan ilçesinde yaşayan müzik sektörünün duayeni olarak kabul edilen Sezayi Kayır (65) ve eşi Zümray Kayır (55) mesleklerini 50 yıldır icra ediyorlar. Muğla ilinde yerel sanatçılara fırsat tanınmamasından da dert yanan Sezayi Kayır, 'Muğla ve bölgelerindeki konserlerde hiçbir zaman yerel müzisyenlere yer verilmiyor. Dışarıdan yüksek maliyetli sanatçılar sahne alıyorlar' dedi.

PAYLAŞ

Sinan Boyacı

Muğla’nın Yatağan ilçesinde yaşayan Sezayı Kayır, 30 yıl önce yaptığı sağlık memurluğu görevinden istifa edip hayalini gerçekleştirdi ve müzisyen oldu. İş hayatı yüzünden hayaline ara vermek zorunda kaldığını söyleyen Kayır, sağlık memurluğundan istifa ettikten sonra müzisyenliğe devam ettiğini belirtti. Yaklaşık 50 yıldır müzisyenlik yapan Kayır, “50 yıldır en büyük tutkum olan müzikle beraberim” dedi. Öte yandan kendilerinin keşfedilmediklerini söyleyen Kayır, “Muğla ve bölgelerindeki konserlerde hiçbir zaman yerel müzisyenlere yer verilmiyor. Dışarıdan yüksek maliyetli sanatçılar sahne alıyorlar” dedi. 
EŞİ İLE BİRLİKTE 15 YILDIR MÜZİSYENLİK YAPIYOR
15 yıldır eşi Zümray Kayır ile birlikte müzisyenlik yaptığını söyleyen Sezayı Kayır, “Müzik benim için bir tutku olmasına rağmen, hayat şartları nedeniyle müziğe ara vermiştim. Ama tutkuma yenik düşüp sağlık memurluğu görevinden kanunlara uygun şekilde memurluktan istifa ettim. Müzikten gelen kazancım memur maaşının 4 katına eş değerdi. Otelde genç yaşlarda çalışmaya başladım. Çalıştığım otelde bir arkadaş vardı bana işimi sevdirdi. Restoranlarda ve otellerde canlı müzik ve Türk Sanat Müziği yaparak, bu işi birde arabesk ve fantezi tarzlarıyla içine katarak piyasa müziği dediğimiz her telden her sesten şarkılar türküler yapmaya başladım” dedi. 
“50 YILIMI DOLDURDUM, EŞİM BANA İLAÇ OLDU”
Müzisyen Sezayi Kayır çocukluğundan beri evinin önündeki ağaçlara tenekeler bağlayarak hoparlör süsü verdiğini, o yıllarda teknolojik cihazlar olmadığından tenekelerle ritim tuttuklarını belirtti. Yurtdışında ve yurt içinde birçok yerde çalıştığını söyleyen Kayır, “Müzisyenliği 50 yıldır sürdürüyorum. Sağlık memurluğundan istifa ettiğim yıllarda kanuna göre memurun ikinci işi yapması yasaktı, o yüzden memurluğu bıraktım. Şimdi olsa bırakmazdım hala günümüzde iki iş birden yapılıyor ama ben müzisyenliği severek yaptım. Çok yer gezdim, Marmaris’te, Bodrum’da, Antalya’da uzun yıllar çalıştım, eşim Zümray Kayır ile beraber sahnelerde 15 yılı doldurduk, eşim bana ilaç oldu.” dedi.
“KOLTUĞUNA ENSTRÜMAN ALAN PİYASAYA ÇIKIYOR”
Pandemi sürecinde evde eşi ile birlikte yayın yaptığını söyleyen Kayır,  “Sosyal medya aracılığıyla müzik severlerle buluşuyoruz. Yeni şarkılar besteler yapıyoruz, söz müzik kendimize ait ve yanında da ünlü şairlerden de destek görüyoruz. Bize şiirleriyle güzel sözleriyle destek veriyorlar. Sözler geliyor, müziğini kendim yapıyorum. Eşim Zümray besteleri okuyor, yorumunu katıyor. Bugüne kadar 46 parça besteledik. Koltuğuna enstrüman alan piyasaya çıktı, bu iş yoldan çıktı. Hiç olmayan şarkılar hiç olmayan sözler hiç olmayan ezgiler, nameler ile piyasaya bu şarkıları sürdük. Pandemi sürecinde 35 tane şarkı yaptık ve hala devam ediyoruz. Odaya ihtiyacımız var yalıtımı olsa sabahlara kadar çalışır daha büyük işler yaparız ve Türkiye bizden bahseder. İstanbul’a gittik MESAM ve MSG’ye üye olduk. Eserlerimizi MESAM’a teslim ettik. İşimiz bu biz müziksiz yaşayamayız. Sabah kalkıp direkt klavyenin başına geçiyoruz. Yılların verdiği birikimi dışarı aktarma duygusu hissediyoruz. Her gün ekmeğimizi kazanmaya çalışalım ki ertesi günü yaşayalım. Sponsora ihtiyacımız var. Hazır olan eserlerimiz var. Bizi destekleyen bir güç olsa stüdyoya girip eserlerimizi seslendirmek isteriz. Her eserin bir fiyatı vardır. Sesim 3 oktav.  Her zaman söylerim ‘Çıkarım bulutlara, inerim toprağa’. Gırtlağım ve nağmem sayesinde bana Zeki Müren derler. Çok sanatçıyla sahne almışlığım var. Keyifli ve zevkli bir iş.  Bazı sanatçıları örneğin Safiye-Faik çiftini 500’e katlarız. Her zaman iddialıyız ve hırsımız her gün artıyor. Abdullah Kalyon ve Ramazan Çetinkaya ile birlikte çalışıyoruz. Onlar sözleri atıyor biz yaratıyoruz. Konservatuar kadrosuna davet edilirsek kabul ederiz. Müzisyen eğer ekstra iş yaparsa geçinebilir. Arkamda bir gücüm yok. Pandemi sürecinde müzisyenler ve müzik camiası çok mağdur oldu. Sanatta mikrofona hakim olmak önemlidir. Biz hep hazırız ve her şeye varız tek eksiğimiz sponsor” dedi.
“BÜTÜN DERDİMİZ SPONSPOR”
15 yıldır eşi ile birlikte müzik yaptığını dile getiren Zümray Kayır, Eşimle beraber müzik yapıyoruz, sahne alıyoruz. Pandemi döneminde yeni parçalar, yeni müzikler yaptık. Bütün derdimiz sponsor. İyi yürekli insanlara ihtiyacımız var. Zor süreçten geçiyoruz. Eşimle şarkı söylemeye başlayınca nice ünlülerle de program yapma fırsatını yakaladım. Ferdi Tayfur, Emel Sayın, Ebru Gündeş, Orhan Hakalmaz gibi herkesle birebir görüşmem oldu. Mutluluk verici. Benim bütün temennim biz Muğla’nın kendi naçizane fikrim Muğla yöresinde çok sayıda erkek sanatçı var ki bir tane bayan sanatçı ben varım. Belki bir kişi daha vardır. Üzülerek üstüne basa basa söylemek istiyorum, çünkü o içimde hep bir yara. O kadar çok sayıda erkek sanatçı var ki hepsini dinliyorum ama neden hep bayan sanatçıları öne çıkarmıyorlar. Bütün üzüntüm bu. Her türlü etkinliklerde bayan sanatçıları bizleri niye aramıyorlar. Sanatçı dışarıdan geliyor bizim bayan sanatçılarımızı aramadıkları için çok üzülüyorum. 
Sanatçının sahnede bir duruşu vardır ve bunu yaptığıma eminim. Müzik hayatımda ki en güzel şey program sonrasında bir mekânda sahne aldım. Türkümü söyledim bitirdim karşımdan bir beyefendi geldi. Ferdi Tayfur beni Bedia Akartürk’e benzetti. En güzel ve en mutlu anım. Beni bir süre Bedia Akatürk’ün kızı olarak tanıdılar. Bir sürü anım var ama en güzeli buydu. Bütün dinleyenlerimden tek isteğim bize destek olmaları. Çok güzel şeyler olacağına inanıyorum” şeklinde konuştu.
 

HABERİ PAYLAŞ:
BUNLARA DA BAKIN