Askerde Nasıl Denizci Olunur?
(Bir Genç Yetişkinin Hikâyesi)
—
İlk Adım: Karar Verme Zamanı
Kayseri’nin soğuk sokaklarında, karlı bir kış akşamı, hayatımda vermem gereken en büyük kararlardan birini aldım: Askerlik. Ama bu sadece sıradan bir askerlik değildi, ben denizci olmak istiyordum. Askerde denizci olmak, bana ilk başta büyük bir hayal gibi görünüyordu. Oysa, bir askerin hayatı ve denizci olmanın ne demek olduğu hakkında hiç bilgim yoktu. Kayseri’de her şey kara, her şey dağ, her şey karanlıkken, denizin tuzlu kokusunu hayal etmek biraz imkansız gibiydi. Ama bir yandan da heyecanlanıyordum, içimde bir şeyler kıpırdıyor, daha önce hiç hissetmediğim bir umut ışığı yanıyordu.
Bir gün, odama kapanıp geçmişteki günlüklerime baktım. 25 yaşımda bir genç adam, ama yine de hala çocukluğundan kalan hayallerini taşıyan biri. Çoğu zaman, yazdığım o eski satırlarda kendimi buluyordum. Bir denizci olma hayali de, bu yazdığım satırlarda gizliydi. Kimseye söyleyemediğim bu düş, yıllarca yüreğimi kemirdi durdu. O gün, eski defterlerimi karıştırırken birden kararımı verdim: Denizci olmalıydım. Ama nasıl?
Heyecan ve Korku Arasında
Askerliğe başvurduğum günün sabahı, Kayseri’nin soğuk havası yüzümü kesiyordu. Sanki her adımda, içimdeki korku büyüyordu. Ancak bir o kadar da heyecanlıydım. Denizi görmek, denizde olmak… Bütün hayatım boyunca hayalini kurduğum o anı düşündüm. Ama ya yapamazsam? Ya bu hayalini kurduğum meslek bana göre değilse? Hızla bastırdım bu düşünceleri, kendimi daha fazla korkutmak istemiyordum. Bunu başaracaktım.
Kararımı verdim. Korkularımı bir kenara bırakıp, başvuru işlemlerine başladım. Askerlik şubesine gidip başvurumu yaptım. Kayseri’nin soğuk, gri atmosferinden çıkıp, denizin sıcak, tuzlu havasını hissetmeye bir adım daha yaklaştım.
İlk Gün: Kampta Bir Yalnızlık
Askerde denizci olmak için başvurum kabul edildi ve eğitim için İstanbul’a yola çıktım. Her şey çok hızlı gelişti; Kayseri’den İstanbul’a doğru hareket ettiğimde, içimde hem bir korku hem de bir umut vardı. İstanbul’a vardığımda deniz kokusu beni karşıladı, ama aynı zamanda orada başka bir dünya vardı. Kampta, askerliğin ilk günlerinde yalnızlık beni sardı. Gerçekten ne yapacağımı bilmiyordum. Diğer askerler çok farklıydı; ben sadece duygularını saklamayan bir gençtim. Belki biraz daha hassas, belki biraz daha cesur. Ama bir şey kesin: Bu süreç bana her an yeni bir şeyler öğretecekti.
Kamptaki ilk gün, unutulmaz bir gündü. Bütün o sert eğitim programları ve fiziki testler arasında bir an da olsa denizi hayal ettim. Bu hayali gerçeğe dönüştürmek istiyordum. Gözlerimi kapatıp, denizin dalgalarını duyduğumda, vücudumda bir sıcaklık hissettim. Belki de bu sıcaklık, hayatımın en önemli kararını aldığımın bir işaretiydi.
Eğitim Başlıyor: Zorluklarla Yüzleşmek
Günler geçtikçe eğitim başlamıştı. Her sabah erkenden kalkıp, çamurlu, zorlu parkurlarda koştuk. Her adımda, her engelde daha çok zorlandım. Yalnız hissettim, bir an bile olsa, “Burada ne işim var?” diye düşündüm. Ama sonra aklıma geldi: Bir hayalim var. Ve bu hayal, benim cesaretimi artırıyordu. Bir denizci olabilmek için savaşmalıydım.
Eğitim sırasında, daha önce hiç duymadığım komutları öğrenmeye başladım. Denizle ilgili terimler, teknelerin isimleri, denizcilik kuralları… Hepsi başta kafa karıştırıcıydı. Ama adım adım, her öğrendiğim şeyde, denizcilik ruhunu hissediyordum. O an, “Bu işin içinde varım!” dedim. Bir yanda sert eğitim, diğer yanda umutlarım vardı.
Karadeniz’in Dalgalı Suları
Kamptaki eğitim devam ederken, denizci olmak için kendimi her geçen gün biraz daha güçlü hissediyordum. Bir gün, Karadeniz’e doğru yola çıktık. Öğrenmem gereken pek çok şey vardı. Yavaş yavaş, okyanusa benzeyen o büyük denizi ve dalgalarını gözlerimde hayal ediyorum.
İlk deniz yolculuğumda, geminin güvertesinde rüzgarı yüzümde hissettim. O an, tüm zor eğitim günleri, tüm o yalnızlık, tüm hayal kırıklıkları bana bir anlam kazandı. Gerçekten bir denizci olmak, sadece fiziksel değil, duygusal bir yolculuktu.
Geminin güvertesinde, denizin o uçsuz bucaksız enginliğine bakarken içimden “Burası benim yerim” dedim. Zorluklarla dolu eğitim, birazdan benden aldığını verdiği gibi bir sonuca ulaşıyor, yıllarca süren bu hayalime bir adım daha yaklaşıyordum.
Sonunda Bir Denizci Oldum
Ve sonunda, o an geldi. Askerde denizci olma yolculuğumun sonunda, ben de bir denizci oldum. Tüm bu zorluklar, hayal kırıklıkları ve korkular bir anlam kazandı. Bir denizci olmanın duygusunu yaşarken, Kayseri’nin soğuk sokaklarını geride bırakıp, İstanbul’un deniz kokusunu içime çekerken, bir gencin hayalini gerçekleştirdiğini fark ettim. İçimdeki o genç, denizci olmak için verdiği mücadelede her zaman kazanmıştı.
Artık, her dalganın sesi bana cesaret veriyor. Her rüzgar, bana umut aşılıyor. Denizin enginliğinde kaybolurken, bir şekilde bulunduğum yeri hep hatırlıyorum. Çünkü denizci olmak, sadece bir meslek değil, ruhumu bulmamı sağlayan bir yolculuktu.
—
Hayatımda en çok sevdiğim şeylerden biri de, her anı yazıya dökme fırsatımın olmasıydı. Bugün, bu yazıyı yazarken, denizci olmanın o büyülü duygusunu tekrar yaşıyorum. Bir genç, sadece hayal kurarak nasıl bir denizci olabilir? Cevap basit: Zorlukları, korkuları ve hayal kırıklıklarını aşarak, en büyük hayalini gerçeğe dönüştürerek…